İbn-i Sina Felsefesi | Fisilti.NET
Biyografi

İbn-i Sina Felsefesi

İbn-i Sina Felsefesi olarak bilinen yaratılış felsefesine göre; İbn-i Sina için alem yaratılmış olup Tanrı’nın üç önemli niteliği bulunmaktadır. Oluşturucudur, yaratıcıdır ve var edicidir. Tanrı’nın bu 3 niteliğine karşılık olarak mağluk dediğimiz yaratılan aleminde üç niteliği bulunmaktadır bunlar; oluşturulmuştur, yaratılmıştır ve var edilmiştir. İbn-i Sina felsefesine göre Tanrı nedendir ve zorunlu olan varlıktır.



Alemden önce var olan ve alemi yaratan Tanrı’dır. Bütün yaratılanlar, yüce ve tek olan Tanrı’dan çıkmıştır. Sonrasız ve öncesiz olan Tanrı, her zaman en büyük erdem olan iyiyi istemektedir. Yani tanrı nitelikleri bakımından temek olarak; ,eşsiz, tek, karşıtsız, öncesiz, eksiksiz, oldunluk ve en yüce iyiliktir. İbn-i Sinanın aynı zamanda Ahiret Felsefesi, tanrı bilgisi ve peygamberlik sorunu hakkında da düşünceleri bulunmaktadır.

İbn-i Sina’nın Hayatı

İbn-i Sina kimdirAilesi Belh’ten Buhara’ya taşınmıştır. Olağanüstü bir zekaya sahip olan İbn-i Sina daha 10 yaşındayken Kur’an-ı Kerim’i ezberlemiştir. 18 yaşına geldiğinde ise çağının tüm ilimlerini öğrenmiştir. Hemedan’da 57 yaşında öldüğü zaman arında 150’den fazla eser bırakmıştır. Eserleri Almanca’ ya ve Latince’ ye çevrilmiştir. Kimya, tıp ve felsefe alanlarında Avrupa’ya ışık tutmuştur. Latinler onu ‘’Avicenna’’ adıyla bilirler ve Eski Yunan Felsefesinin ve bilgisinin aktarıcısı olarak görürler.

İbn-i Sina küçük yaşta çevresindeki insanlara şaşkınlık ettirecek derecede hafıza ve zeka derecesine sahiptir. Gündüz ve gece okumakla vakit geçirirmiş, mum ışığı ile saatlerce kitap okur, çoğu zaman sabahlara kadar çalışırdı. İbn-i Sina’nın hayatı, çalışmakla, araştırmakla geçmiştir. Çok az uyurdu. Buhara Emiri olan Nuh İbni Mansur’u ağır bir hastalıktan kurtarmış ve bu sayede Samanoğulları’ nın Kütüphanesi’nde çalışmaya alınmıştır.

İbn-i Sina Biyografisi

İbn-i Sina’nın biyografisi incelendiğinde pek çok alanda bilgi sahibi olduğunu görürüz. Geometri, matematik, astronomi alanlarında geniş çaplı araştırmaları bulunmaktadır. İbn-İ Sina tıp çalışmalarını sürdürürken, bazı hastalıkların başkalarına bulaşmasında göz ile görünmeyen birtakım yaratıkların etkisinin olduğunu, yani mikropları sezmiş ve bilinmeyen mahlukları eserlerinde bol bol işlemiştir. Mikroskobun henüz icat edilmediği, bilinmediği zamanlarda böyle bir bilgiye varmak oldukça ilginç ve İb-i Sina’nın ne kadar zeki olduğunu gösteren bir ayrıntıdır.

Güncelleme: 16/08/17

Benzer Konular

Bir Cevap Yazın